Psiko-teknik değerlendirmenin usul ve esasları Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 79 uncu maddesi ve Yönetmeliğe ekli Ek-4 Sayılı Cetvel ile belirlenir; bugünkü süre düzeni 21 Mart 2020 tarihli ve 31075 sayılı Resmî Gazete değişikliğinden sonra oluşmuştur. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 81 il valiliğine gönderdiği yazıya göre teste giren kişi 45 gün içinde psikiyatri hekimine başvurmak zorundadır; başvurmazsa 6 ay teste giremez. İlk kez değerlendirmeye girenler olumsuz rapora 30 gün içinde İl Sağlık Müdürlüğüne itiraz etmezse 2 yıl boyunca tekrar teste giremez.
Bu içerikte:
- Bu süreler nereden geliyor?
- 45 gün – psikiyatri hekimine başvuru süresi
- Başvurulmazsa 6 ay ara
- 30 gün – olumsuz sonuca itiraz süresi
- İtiraz edilmezse 2 yıl
- Dört süre tek tabloda
- Merkezler bu tabloyu duvara asabilir
- Danışanla konuşurken sık yapılan üç hata
- Dört sürenin birbirine bağlandığı yer
- Bu bilgi sitenizde nasıl durmalı?
- Geçerlilik süresi ile süreç süreleri aynı şey değil
- Süreyi kaçıran danışanla nasıl konuşulur?
- İtiraz konusunda merkezin yeri
- Sürelerin merkez tarafındaki karşılığı
Bu içeriği farklı bir yapay zekâ aracında özetle:
Bir merkezin sekreteri geçenlerde şunu anlattı. Danışan testi veriyor, raporunu alıyor, evine gidiyor. Aradan iki ay geçtikten sonra işlemini tamamlamaya gittiğinde dosyanın eksik olduğunu öğreniyor. Geri dönüyor, kızıyor, “ben ücretini ödedim, testi de verdim” diyor. Haklı kızıyor ama eksik biliyor. Psiko-teknik değerlendirme tek başına kapanan bir işlem değil; arkasında işleyen bir takvim var ve o takvim kimseye ayrıca hatırlatılmıyor.
Takvimin dört rakamı var. 45 gün, 6 ay, 30 gün ve 2 yıl. Dördü de resmî düzenlemeden geliyor, dördü de danışanın hayatını doğrudan etkiliyor ve dördünü birden düzgün anlatan sayfa sayısı sektörde şaşırtıcı biçimde az. Aşağıda hepsini tek tek açtık.
Bu süreler nereden geliyor?
Psiko-teknik değerlendirmenin usul ve esasları Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 79 uncu maddesi ve Yönetmeliğe ekli Ek-4 Sayılı Cetvel ile belirlenir. Bugün uygulanan süre düzeni ise bu metinlerde 21 Mart 2020 tarihli ve 31075 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikten sonra oluştu.
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bu düzenlemenin sahada nasıl uygulanacağını 81 il valiliğine gönderdiği bir yazıyla duyurdu. Yazının tam metni Sağlık Bakanlığı dosya sunucusunda yayımlanmış durumda; aşağıdaki dört başlık bu yazıdaki sıralamayı izliyor. Yönetmeliğin yürürlükteki hâlini mevzuat.gov.tr, değişiklik metnini ise resmigazete.gov.tr üzerinden kontrol edebilirsiniz.
45 gün – psikiyatri hekimine başvuru süresi
Birinci süre, danışanın en çok kaçırdığı süre. Psiko-teknik değerlendirmeye giren kişi, 45 gün içinde psikiyatri hekimine başvurmak zorunda. Yani merkezden çıkıp raporu almak süreci bitirmiyor; değerlendirmenin ikinci ayağı psikiyatri muayenesi ve onun için elinizde sınırlı bir süre var.
Sahada bu sürenin kaçmasının nedeni genellikle kötü niyet değil, sıra. Danışan randevu alıyor, randevu ileri bir tarihe düşüyor, iki hafta derken bir buçuk ay geçiyor. Bu yüzden merkezler için en faydalı pratik şu: test bittiği gün danışana psikiyatri adımını sözlü olarak değil, tarih yazarak hatırlatmak. “Son gününüz şu tarih” cümlesi, “45 gün içinde gideceksiniz” cümlesinden çok daha işe yarıyor.
Başvurulmazsa 6 ay ara
İkinci süre, birincisinin doğrudan sonucu. 45 gün içinde psikiyatri hekimine başvurmayan kişi 6 ay boyunca yeniden psiko-teknik değerlendirmeye giremiyor. Altı ayın sonunda tekrar teste girebiliyor ama bu kez de aynı kural yeniden işliyor: yine 45 gün içinde psikiyatri muayenesine gitmesi gerekiyor.
Bunu danışana anlatırken kullanılabilecek en sade çerçeve şu. Test ile muayene tek bir sürecin iki parçası. Parçalardan biri zamanında tamamlanmazsa süreç baştan başlıyor ve arada bir bekleme dönemi doğuyor. Altı ay, ticari araç kullanarak geçimini sağlayan bir sürücü için kısa bir süre değil.
30 gün – olumsuz sonuca itiraz süresi
Üçüncü süre, sonucu uygun çıkmayan danışanı ilgilendiriyor. İlk kez psiko-teknik değerlendirmeye giren kişi, olumsuz rapora 30 gün içinde itiraz etmek durumunda. İtiraz mercii İl Sağlık Müdürlüğü.
Burada iki şeyi ayırmak gerekiyor. Birincisi, itiraz bir şikâyet değil; sürecin kendi içinde tanımlanmış bir aşaması. İkincisi, merkezin görevi itirazı yönetmek değil, itiraz yolunun var olduğunu ve süresinin işlediğini danışana doğru biçimde aktarmak. Merkez personelinin sonucu savunmaya geçtiği her konuşma, aslında danışanın kaybedeceği bir hakkı gölgeliyor.
İtiraz edilmezse 2 yıl
Dördüncü süre, zincirin sonu. 30 gün içinde itiraz edilmediğinde kişi 2 yıl boyunca tekrar psiko-teknik değerlendirmeye giremiyor. Dört rakam içinde sonuçları en ağır olanı bu.
Bu kuralın pratikteki anlamı şu: olumsuz bir sonuç, itiraz edilmediği takdirde iki yıllık bir kapı kapanmasına dönüşebiliyor. Danışanın “nasılsa bir daha girerim” diye düşündüğü yerde mevzuat farklı bir cümle kuruyor. Merkezin bu noktada yapması gereken tek şey, süreyi ve mercii net biçimde söylemek.
Dört süre tek tabloda
| Süre | Ne için | Kaçırılırsa |
|---|---|---|
| 45 gün | Psikiyatri hekimine başvuru | 6 ay boyunca yeniden teste girilemez |
| 6 ay | Başvurulmadığında doğan bekleme süresi | Süre sonunda test tekrarlanır, 45 gün kuralı yeniden işler |
| 30 gün | Olumsuz rapora itiraz (İl Sağlık Müdürlüğü) | 2 yıl boyunca yeniden teste girilemez |
| 2 yıl | İtiraz edilmediğinde doğan yasak süresi | Süre dolmadan yeni değerlendirme yapılamaz |
Tabloya bakarken şunu aklınızda tutun: 30 gün ve 2 yıl kuralları, yazıda ilk kez psiko-teknik değerlendirmeye girenler için tanımlanıyor. Kendi danışanınızın durumunun bu tanımın içine girip girmediğinden emin değilseniz, tahmin yürütmek yerine İl Sağlık Müdürlüğünüzden teyit alın.
Merkezler bu tabloyu duvara asabilir
Genel Müdürlük yazısında pratik bir ayrıntı daha var. Merkezler bu süreleri test odasına ve bekleme ile sekretarya alanına büyük puntolu bir tabela olarak asabiliyor. Küçük bir detay gibi duruyor ama sahada karşılığı büyük.
Çünkü bu bilgi, sözlü olarak verildiğinde kayboluyor. Danışan testten çıkarken yorgun, aklı sonuçta ve genellikle yanında bir refakatçi var. Duvarda duran ve her beklerken okunan bir tabela, aynı cümleyi üç kez tekrar eden bir personelden daha etkili. Bir merkezin şikâyet sayısını düşüren en ucuz yatırım genellikle budur.
Tabelayı hazırlarken iki şeye dikkat edin. Birincisi, metni kendi yorumunuzu katmadan yazın; süreler mevzuattan geliyor, cümleyi süsleyen her ek risk üretiyor. İkincisi, tabelaya bir güncelleme tarihi koyun. Mevzuat değiştiğinde hangi tarihli metne göre bastığınızı bilmek, sonradan tabelayı yenilemeyi kolaylaştırıyor.
Danışanla konuşurken sık yapılan üç hata
- Süreyi belirsiz bırakmak. “Bir ay içinde gitmeniz lazım” demek, 45 günü de kaçırtır, danışanı da yanıltır. Tarih yazın.
- İtirazı şikâyet gibi sunmak. İtiraz, mevzuatta tanımlı bir aşama. Danışanı vazgeçirmeye çalışan her cümle, iki yıllık yasağın kapısını aralıyor.
- Sonucu sınav diliyle anlatmak. Psiko-teknik bir sınav değil, uygunluk değerlendirmesi. “Kaldınız” cümlesi hem yanlış hem de gereksiz bir tartışma başlatıyor. Bu ayrımı daha önce ayrı bir yazıda ele almıştık.
Dört sürenin birbirine bağlandığı yer
Bu rakamları tek tek okuduğunuzda bağımsız kurallar gibi duruyor. Oysa aralarında bir zincir var ve zinciri görmek, danışana anlatmayı kolaylaştırıyor.
Zincirin ilk halkası 45 gün. Bu halka kopunca ikinci halka devreye giriyor ve altı aylık bir bekleme doğuyor. Altı ayın sonunda süreç yeniden başlıyor, yani zincir başa sarıyor. Üçüncü ve dördüncü halka ise farklı bir kolda ilerliyor: sonuç olumsuz çıktığında itiraz süresi işliyor ve bu süre kaçırıldığında iki yıllık bir kapanma oluşuyor.
Dolayısıyla iki ayrı senaryo var. Birinci senaryoda sonuç sorun değil, takip sorun; kişi süreci tamamlamıyor. İkinci senaryoda sonuç sorun ve kişi hakkını kullanmıyor. İkisinin sonucu da bekleme ama süreleri ve nedenleri farklı.
Bu ayrımı kurabilen bir merkez, danışanla yapacağı konuşmanın çerçevesini de kurmuş oluyor. Karşınızdaki kişi hangi kolda ilerliyorsa, söylenecek cümle de o kola ait.
Bu bilgi sitenizde nasıl durmalı?
Psikoteknik merkezlerinin sitelerinde en çok eksik kalan içerik tam olarak bu. Süreci anlatan sayfalar genellikle testin ne olduğunda bitiyor, sonrasında işleyen takvime hiç girmiyor. Oysa danışanın merkezi bulduktan sonra en çok aradığı bilgi bu; “testi verdim, şimdi ne olacak” sorusunun cevabı.
Bu bilgiyi yayımlamak tanıtım değil, bilgilendirme. Sağlık hizmeti alanında tanıtım kuralları sıkı ama süreç anlatımı ve mevzuat bilgisi serbest alanda. Dolayısıyla süre tablosunu sitenizin süreç sayfasına koymak, hem danışanın işine yarıyor hem de mevzuata uygun bir içerik üretmiş oluyorsunuz. Tanıtım sınırlarının ayrıntısını tanıtım rehberimizde açtık.
Sayfayı hazırlarken üç kural işe yarıyor. Süreleri tablo hâlinde verin, tablonun altına dayanağı yazın, sayfanın sonuna güncelleme tarihi ile “mevzuat değişebilir, İl Sağlık Müdürlüğünüzden teyit alın” notunu ekleyin. Bu üç unsur bir arada olduğunda sayfa hem arama sonuçlarında hem de yapay zekâ yanıtlarında güvenilir bir kaynak gibi davranıyor.
Geçerlilik süresi ile süreç süreleri aynı şey değil
Bu dört rakamı anlatırken sürekli karşımıza çıkan bir karışıklık var. Danışan “psikoteknik kaç yıl geçerli” diye soruyor, personel “beş yıl” diye cevap veriyor ve konu kapanıyor. Oysa sorulan şey çoğu zaman bu değil.
Ticari araç sürücüleri için alınan bedeni ve psiko-teknik raporun beş yılda bir yenilenmesi, raporun geçerlilik süresine ilişkin bir kural. Yukarıdaki dört rakam ise raporun geçerliliğiyle değil, değerlendirme sürecinin kendi içindeki adımlarla ilgili. Biri belgenin ömrünü, diğeri süreci tamamlama takvimini anlatıyor.
Merkez personelinin bu ayrımı kurabiliyor olması, telefonda yaşanan tartışmaların önemli bir bölümünü baştan bitiriyor. Cevap vermeden önce sorulan şeyin hangisi olduğunu anlamak, doğru cevabı vermekten daha kritik.
Süreyi kaçıran danışanla nasıl konuşulur?
Sahada en zor an, 45 günü kaçırmış birinin merkeze gelip “ben şimdi ne yapacağım” diye sorduğu an. Burada yapılan iki hata var.
Birincisi, durumu yumuşatmak için belirsiz konuşmak. “Bir bakalım, belki bir yolu vardır” cümlesi kimseye iyilik etmiyor; danışan boş bir umutla gidiyor ve iki hafta sonra daha öfkeli dönüyor. İkincisi, tam tersi: suçlayıcı bir dil kurmak. “Size söylemiştik” cümlesi ne süreyi geri getiriyor ne de ilişkiyi.
Doğru olan, durumu net ve sakin biçimde söylemek. Süre kaçtıysa bekleme dönemi işliyor, sürenin sonunda süreç yeniden başlıyor ve bu kez takvim baştan kuruluyor. Danışana yeni tarihi yazılı vermek, aynı hatanın tekrarlanmasını önlüyor.
Bir de kayıt tarafı var. Merkezler genellikle test tarihini kaydediyor ama danışanın psikiyatri adımını tamamlayıp tamamlamadığını izlemiyor. Bu izleme bir zorunluluk değil; yine de test tarihinin yanına 45 günün bittiği tarihi yazan basit bir defter düzeni, hem danışan hem merkez için işleri kolaylaştırıyor.
İtiraz konusunda merkezin yeri
Olumsuz sonuç sonrası en hassas konuşma itiraz konuşması. Merkezin buradaki yeri belirsiz görünüyor ama aslında net: itiraz eden ya da etmeyen taraf danışan, merkez yalnızca bilgi veren taraf.
Merkezin yapmaması gereken iki şey var. Danışanı itirazdan vazgeçirmeye çalışmak ve itirazın sonucu hakkında öngörüde bulunmak. İkisi de sorumluluk üretir. Söylenecek olan tek şey, itirazın mevzuatta tanımlı bir aşama olduğu, mercinin İl Sağlık Müdürlüğü olduğu ve 30 günlük bir sürenin işlediği.
Personelin bu konuda ortak bir cümlesi olması, merkez içinde farklı kişilerin farklı şeyler söylemesini önlüyor. Küçük bir iç metin hazırlayıp kayıt masasına asmak, çoğu merkezin hiç düşünmediği ama en çok işe yarayan uygulamalardan biri.
Sürelerin merkez tarafındaki karşılığı
Bir de işletme tarafı var. Bu dört süre, merkezin randevu defterini doğrudan etkiliyor. 45 günlük pencereyi kaçıran danışan altı ay sonra geri geliyor; itiraz süresini kaçıran danışan iki yıl boyunca gelmiyor. Yani süreler yalnızca danışanın değil, merkezin iş hacminin de bir parçası.
Bu yüzden bazı merkezler test çıkışında danışana yazılı bir bilgi notu veriyor. Not, raporun kendisi değil; sadece hangi tarihe kadar ne yapılması gerektiğini gösteren kısa bir kâğıt. Mevzuat böyle bir zorunluluk getirmiyor ama duvara asılabilen bir bilginin elden verilmesinde de bir sakınca görünmüyor. Yine de kendi uygulamanızı kurmadan önce İl Sağlık Müdürlüğünüze sormanız en doğrusu.
Merkezinizin süreç anlatımını ve site yapısını bu çerçevede kurmak isterseniz psikoteknik merkezi web sitesi sayfamıza bakabilir ya da bölgeniz için ücretsiz analiz isteyebilirsiniz.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir. Mevzuat değişebilir; bağlayıcı bilgi için yürürlükteki Yönetmelik metnine ve İl Sağlık Müdürlüğünüze başvurun.
Kaydınızı yalnızca yetkili kuruma yaptırın
SRC, ODY, ÜDY, psikoteknik ve iş makinesi belgeleri ile sürücü belgesi (ehliyet) eğitimleri, ilgili bakanlıkça izin verilmiş ve yetkilendirilmiş kurumlarda verilir. Her kurum her belgeyi veremez: bir sürücü kursu SRC, ODY veya ÜDY kaydınızı alamaz, bu belgelerle ilgili hiçbir işlem yapamaz; bir psikoteknik merkezi de sürücü kursu ya da mesleki yeterlilik kaydı yapamaz. Yetkili psikoteknik merkezini, bağlı bulunduğunuz İlçe Sağlık Müdürlüğü’nü arayarak sorgulayabilirsiniz.
Ruhsatında olmayan programı uygulayan kurumların kurum açma izni ve çalışma ruhsatı doğrudan iptal edilebilir; bu durumda ödediğiniz ücret ve kaybettiğiniz zaman sizin mağduriyetiniz olur. Başvuru yapmadan önce kurumun hangi programlara yetkili olduğunu Millî Eğitim Bakanlığı’nın kurum listesinden kontrol edin.
Listede nasıl aranır? MEBBİS kurum listesinde sırasıyla kurum türü → il → ilçe → kurum grubu seçilir. Aradığınız belgeye göre doğru kurum grubunu seçmeniz gerekir:
- Sürücü belgesi (ehliyet): Özel Kurumlar → il → ilçe → Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu. Örneğin Özel Kurumlar → İstanbul → Pendik → Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu adımlarıyla Denge Sürücü Kursu’na ulaşabilirsiniz.
- SRC, ODY ve ÜDY: Özel Kurumlar → il → ilçe → Özel Muhtelif Kurslar → Ulaştırma Hizmetleri Mesleki Eğitim ve Geliştirme Kursu. Örneğin İstanbul → Tuzla adımlarıyla Denge Ulaştırma Hizmetleri listede görünür.
- İş makinesi operatörlüğü: Özel Kurumlar → il → ilçe → Özel Muhtelif Kurslar → İş Makineleri Kursu.
- Güvenli sürüş: Özel Muhtelif Kurslar altındaki Güvenli Sürücülük Kursu ve Güvenli Sürüş Eğitimleri Kursu grupları.
- İl il liste: ÖOKGM kurum listesinde tür ve il seçerek de sorgulayabilirsiniz (örneğin MTSK için il alanını değiştirerek). Yetkili SRC kursunun nasıl bulunacağını anlatan videomuzu da izleyebilirsiniz.
Kurumu listede göremiyorsanız iki ihtimal vardır: kurum yeni açılmış ve listeye henüz işlenmemiş olabilir ya da bu adla yetkilendirilmiş bir kurum bulunmuyor olabilir. En güncel sonuç için aşağıdaki bağlantılardan Bakanlığın kurum listesini açın; kurumu yine göremiyorsanız bağlı bulunduğunuz il veya ilçe millî eğitim müdürlüğünü arayarak kurumun yetki durumunu sorgulayın.
kaynak olarak ekleyin