TÜSEKON Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Trakya Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Federasyonu (İSKEF) Başkanı Recep Ay’ın köşe yazısına göre sürücü eğitimi, bir kişiye belge kazandıran teknik bir süreç değil toplumsal bir sorumluluktur. Ay; 9 Temmuz 2024 yönetmelik değişikliğiyle gelen iki farklı güzergâhı, uygulama sınav süresinin 35 dakikadan 40 dakikaya çıkmasını ve 2025’te kullanılmaya başlanan Ek-3 ve Ek-4 değerlendirme formlarını ele alıyor; asıl meselenin sürenin uzunluğu değil gerçek sürücülük becerisinin ölçülmesi olduğunu vurguluyor.
Bu içerikte:
Bu içeriği farklı bir yapay zekâ aracında özetle:
TÜSEKON Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Trakya Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Federasyonu (İSKEF) Başkanı Recep Ay, federasyonun yönetim kurulu adına yazdığı yazıda sürücü eğitimine toplumsal sorumluluk penceresinden bakıyor. Yazara göre trafikte verilen her karar yalnızca sürücüyü değil; yayayı, bisikletliyi, motosikletliyi ve diğer sürücüleri de ilgilendiriyor.
Son dönemdeki düzenlemeler
Ay, sürücü eğitiminin bir dönüşümden geçtiğini belirtiyor ve bunu üç gelişmeyle örnekliyor:
- 9 Temmuz 2024 tarihli yönetmelik değişikliğiyle direksiyon sınavlarında iki farklı güzergâh belirlenmesi ve sınav saatlerinin genişletilmesi,
- Her kursiyer için uygulama sınav süresinin 35 dakikadan 40 dakikaya çıkarılması,
- Engelli kursiyerlerin durumlarına uygun araçlarla eğitim ve sınava katılabilmesi,
- 2025’ten itibaren kullanılan yeni Ek-3 ve Ek-4 değerlendirme formlarıyla yalnızca aracı kullanma becerisinin değil, belirlenmiş davranış ve kazanımların da değerlendirilmesi.
Sürenin kendisi değil, ölçtüğü şey
Yazının ana fikri şu: sınavın kaç dakika sürdüğünden çok, o sürede adayın gerçek sürücülük becerisinin ne kadar doğru ölçüldüğü önemli. Aracı hareket ettirebilmek, iyi sürücü olmak anlamına gelmiyor.
Yazara göre iyi sürücü
Ay, iyi sürücüyü davranışlarıyla tanımlıyor: tehlikeyi önceden fark etmek, hızı yol ve trafik koşullarına göre ayarlamak, takip mesafesini korumak, yayalara ve diğer yol kullanıcılarına dikkat etmek, işaretleri doğru yorumlamak, gereksiz risk almamak, öfke ve stresi kontrol edebilmek. Hedef, adayın sınavdan sonra da bu davranışları sürdürmesi.
Mevzuat değişirken kursların payı
Yazar, kurslardan yalnızca yeni kurallara uymalarını değil, değişikliğin nedenini anlamalarını istiyor. Yeni formlardaki davranışların adaya eğitim sürecinde kazandırılması gerektiğini hatırlatıyor. İSKEF’in görevini de sorunları dile getirmenin ötesinde çözümün parçası olmak diye tanımlıyor.
Direksiyon sınavında nelere bakıldığını adaylar için direksiyon sınavı rehberimizde anlattık; sınav formlarının resmî metinleri mevzuat arşivinde.
Bu içerik, TÜSEKON’un internet sitesinde yayımlanan köşe yazısının özetidir; görüşler yazarına aittir.
kaynak olarak ekleyin